Dünya rehberi ›

Ocak, Dede Korkut ve destanlar

Yaylanın derdi

Yaylada hikâyeler unutuluyor. Unutulan hikâyenin yaratığı kitaptan kaçıp köye iner. Boylar ocağın başında buluşur, hikâyeyi birlikte yeniden yaşar ve kitaba geri yazar. Yenilen yaratık ölmez, hikâyesine döner.

Ocak sözle yanar

Meydanda konuşuldukça ocak harlanır, herkes susunca küllenir: kül, kor, alev, harlı. Son dakikalarda söylenen sözler sayılır; kısa sözler, aynı sözün tekrarı ve tek kişinin art arda sözleri sayılmaz. Ocağı tek başına değil, birlikte yakarsınız.

Ocak harlıyken yapılan baskında herkesin puanı biraz artar; karanlık gece baskınında yanan ocak fener gibi ışık verir. Ocak sönük diye kimse bir şey kaybetmez.

Harlı ocak: Dede Korkut sevinir.
Harlı ocak: Dede Korkut sevinir.

Dede Korkut'un Kitabı

Her baskının sonunda kitaba bir sayfa yazılır: tarih, yaratık, sonuç, son darbeyi vuran ve en çok emek verenler. Kitabı meydandaki kürsüden okursun; birinin profil kartında adının kitapta kaç sayfada geçtiği yazar.

Dede Korkut'un Kitabı: her baskın bir sayfa.
Dede Korkut'un Kitabı: her baskın bir sayfa.

Destanlar

Kopuzda beş destan var: Basat ile Tepegöz, Kış Gecesi, Şahmeran'ın Sırrı, Ergenekon ve Kaf Dağı. Her destan yaylaya yeni yerler, yaratıklar ve unvanlar getirir; bazılarının kapısı vadide sırasını bekliyor.